Yeterli Olduğuna İnan!
- psikologsevvalbasar

- 10 May 2020
- 2 dakikada okunur
Yazar:Psikolog Ceyda Çalışkan

Önemli bir yere iş başvurusunda bulunduğunuzda gerekli tüm eğitimleri almanıza, işin tüm gerekliliklerini karşılamanıza rağmen ‘nasıl olsa beni almazlar’ deyip görüşmeye gitmek istemediğiniz oldu mu? ‘O işi yapamam’ veya bu kadar iyi bir kurum beni almaz düşüncesini aklınızdan geçirdiniz mi?
Daha sonrasında sizden daha az yeterliliğe sahip olduğunu düşündüğünüz birinin o işi aldığını görünce kendinize kızdınız mı? Hayatımızda bunu hepimiz bir zamanlar yaşamışızdır. Sadece iş konusunda değil; akademik hayatta, ilişkilerimiz de bu durumu sıkça yaşamışızdır. Burada eksik olan şey ne bizim bilgimiz ne yeterliliğimiz, eksik olan parça öz yeterlilik inancı!
Öz yeterlilik inancı; Bireylerin verilen görevleri gerçekleştirmek için önemli ölçüde performansta bulunabilme yeteneklerine ilişkin inançlarıdır.
Gerçekte olan becerilerini ve kapasitelerini yansıtmaz, bu beceri ve kapasitesi ile ilgili inançlarını yansıtır. Yani bir kişinin gerçekte becericisi yeterli bir düzeyde olmasına rağmen öz yeterlilik inancı düşük olabilir. Bu inançtan dolayı başarısız olabilir veya gerçek yetkinliklerini tam gösteremiyor olabilir. Başarısız oldukça motivasyonumuz düşerek, hiçbir şeyi yapamayacağım algısına kapılabiliriz.
Peki öz yeterliliğimizi nasıl geliştirebiliriz?
Çevremizle ilgili gözlem yapabiliriz.
Çevremizde başarılı arkadaşlarımızın olması, aile üyelerimizin olması motivasyonumuzu ve kendimize olan inancımızı arttıracaktır.
Geçmişteki performanslarımıza bakabiliriz.
Geçmişte bu işe benzer hangi işler yapmıştım? Onların altından ne düzeyde kalkabilmiştim? Burada düşüncelerimizi destekleyecek kanıt olarak öğretmenlerimizin verdiği notları düşünebiliriz.
Benim bu konuda en önemli gördüğüm noktalardan bir tanesi ise; Sözleriniz. Kendi içsel konuşmanızı yaparken ‘’hayır yapamayacağım’’ ‘’yapsam bile beğenmeyecekler ki’’ ‘’bunu da kesin batıracağım’’ ‘’öncekini zaten yapamamıştım büyük ihtimal bunu da elime yüzme bulaştıracağım’’ gibi cümleleri kullanmak sizi aşağıya çekecektir.
İster istemez de olsa beynimiz bu iç konuşmaları çok iyi dinliyor ve ona göre hareketlerini düzenliyor.
Bu cümlelerin yerine ‘’ya yaparım ben bunu’’ ‘’evet öncekinde eksiklikler vardı ama bunları
düzeltebilirim’’ gibi yapabileceğimize inandıran cümleler kurabiliriz. Fiziksel ve duygusal uyarılma. Bir problemle karşılaştığımızda bedenimiz de gerginlik, terleme, mide bulantısı kalp çarpıntısı olabilir, ağlama nöbetleri sinirlilik veya kaygı hissedebiliriz. Bunları kontrol altına alırsak öz yeterlilik inancımız artacaktır. Burada ise dikkat edilecek nokta; bizi harekete geçirmesi ve yapabileceğimizin en iyisini ortaya koyabilmemiz için belirli bir düzeyde kaygının muhakkak olması gerektiğidir.
Bu noktalara dikkat ettiğiniz takdirde yeterliliklerinize uyan her görev için cesaretle atağa geçebilecek, motivasyonunuz artacak, performansınız gelişecek, kendinizi iyi tanıyıp hangi işleri yapabileceğinizi hangi işleri yapamayacağınızı bilmiş olup yönünüzü ona göre çevirebileceksiniz.
Unutmayalım ki; bir işi yapıp yapamayacağımızı, bir durumun üzerinden gelip gelemeyeceğimizi bilmek bize bir rahatlama sağlar aynı zaman da hayat içinde bize güvenli bir alan, önümüzü görebilme imkanı tanır.




Yorumlar